Close
Avrupa’yı Dolaşan Hareketli Görüntüler…

Avrupa’yı Dolaşan Hareketli Görüntüler…

Londra Film Festivali akılda birçok film bırakarak bitti. Popüler temaları orjinallikle birleştiren sürpriz filmler dışında basında ses getirenler, özel gösterimlerle sunulan filmlerdi. Örneğin, Prens Charles’ın şimdi vizyona giren Into the Arms of Strangers ’a gitmesi ye terliydi. Açılış ve kapanış galaları ise zaten ünlü oyuncularıyla ilgi görmeye adaydı. Kate Hudson, Philip Seymour Hoffman (Almost Famous-USA-Yön. Cameron Crowe) Catherine McCormack (Born Romantic-UK-Yön.David Kane) bu geceleri onurlandıran isimler arasındaydı. En büyük sükseyi ise Michael Caine, Kate Winslet ve Joaguin Phoenix’in katılımıyla Dünya Premier’ini yapan Quills yaptı.

Bu parlak gecelerin ötesinde ödüller de, özellikle kazananları odağa yerleştirdi hiç kuşkusuz. British Film Enstitüsünün en özgün ve yaratıcı ilk filme verdiği Sutherland Throphy ödülünü Sundance’dan da ödülle dönen You Can Count On Me aldı. Analyze This filminin senaryo yazarı Kenneth Lonergan yönettiği film, farklı yaşam stillerini seçen iki kardeşin ilişkilerini ele alıyordu. Fipresci ise seçimini Fransız yapımı Uneasy Riders ’dan yana kullandı ve Last Resort adlı Ingiliz yapımı filme de mansiyon verdi.

Jean Pierre Sinapi’nin Uneasy Riders filmi seksüel seçimlerin, dinin ve toplumun kıyısında yaşamak zorunda kalanların örgüsünde politik bir ironi yaratıyordu. Özürlü kahramanlarının hareket zorluğuyla, digital kameranın hareket kabiliyetini karşı karşıya getirmesi filmi farklı bir biçime de oturtuyordu. 20 yıldır Ingiltere’de yaşayan Rus göçmen, Paul Pawlikowski’nin Last Resort’iı ise Rusya’dan Ingiltere’ye nişanlısıyla buluşmaya gelen bir kadın ve oğlunun, şuurdan itibaren başına gelenleri ve ilticacıların tutulduğu bir kasabada yaşadıklarım anlatıyordu. Oldukça mütevazı davranışlarıyla filmden sonraki konuşmasında sempati toplayan yönetmen, filminin hiçbir politik göndermesi olmadığım söyledi ama görüntüler ve konunun akışı yeterince politikti.

Ödül alan filmler festivalden festivale bulaşıcı bir etki yaratıyor herhalde… Kasım ayında gerçekleşen Thessaloniki, Stockholm, Manheim-Heilderberg festivallerinde ödül alanlara söyle bir bakmak yeterli olabilir. Stockholm ve Manheim’da Fransız- Fas ortak yapımı Ali Zaoua en iyi film ödülünü almış, İngiliz yapımı Billy Elliot Stockholm’de ikinci olmuş. Ekim ayının başından beri İngiltere de oldukça ilgi gören Billy Elliot seyirci ve Fipresci ödüllerini de almış aynı festivalde… Last Resort ise Thessaloniki Film Festivalinde Altın Alexander ödülüne layık görülmüş . Şimdi Avrupa Film Ödülleri var sırada… Ödüllerin ödülü… 2 Aralık’ta Paris’te gerçekleşecek kararın favorileri belli olmuş bile… Yüzde seksenbeş bir izleyici artışı kaydeden Avrupa filmleri, “elit ve çoğunluğun beğenisine uzak” imgesini silmişe benziyor. Cesaret verici bu artışta, popülist bir eğilim kuşkusuyla birlikte ödüller, galalar, dağıtım ağları ve basından izleyiciye uzanan bir ilişki de önemli bir yer tutuyor. Yine de karar bağımsız izleyicinin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close